• (0256) 813 80 30
  • info@didimturizmdernegi.org
  • Hafta İçi - 09:00 - 20:00 | Pazar Kapalı

BATI ANADOLU'NUN UCUNDA MUHTEŞEM BİR DOĞA HARİKASI...

Alman arkeolog Dr. Annelisese PESCHLOW'un; "Ne zaman gelsem huzur buluyorum burada" dediği, Micheal Jackson ve Whitney Houston başta olmak üzere birçok ünlü sanatçının vokalistliğini yapan Amerikalı sanatçı Della Miles'in iki kolunu açarak; "Muhteşem yablo gibi bir yer" dediği Büyük Menderes Deltası, benzersiz özellikleri olan önemli bir doğa alanıdır.

İki farlı oluşumu barındırması nedeniyle Türkiye'deki Milli Parklar içinde özel bir öneme sahip olan Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'nın, Ege Denizi'ne batıya doğru uzanan Dilek Yarımadası bölümü 1966 yılında, güneye doğru uzanan Delta kısmı 1994 yılında Milli Park kapsamına alınmıştır.

Ülkemizde genel olarak bakıldığında, Milli Parkın delta bölümünün sahip olduğu nitelikli ekosistemlerin oldukça azaldığı görülmektedir. Bu anlamda Büyük Menderes Nehri'nin getirdiği kumlarla beslenerek oluşan kıyı kumullarına yukarıdan bakıldığında hayranlık duymamak elde değildir. Samson Dağları'ndan gelen dereler, bazı sert kışlarda donarak müthiş görüntüler sergileyen Şarlak'tan gelen tatlı sular bölgenin ekosistemine can katar.

Menderes Deltası; deniz bölümünde zengin Posidonia oceanica türü zengin erişte yataklarının içinde; kıyı kumulları, tatlı ve acı su bataklıkları, stepleri ve karaya doğru uzanan eşsiz yeşil makilikleri içinde denizsel ve karasal çok sayıda canlıya ev sahipliği yapar. Sulak alan olması nedeniyle en göze çarpan canlıların başında deltanın kuşları gelmektedir. Yaklaşık 256 adet kuş türü bulunduğu deltanın bayrak türü, nesli küresel ölçekte tehlike altında bulunan Tepeli Pelikan (Peleconus crispus) olup, ÖKA türleri olan çok sayıda kuşun yaşam alanıdır. 1950'li yıllarda, Anadolu Parsı'nın (Ponthera pardus tulliona) Latmos (Beşparmak) Dağları'ndan, Dilek Yarımadası'na geçişlerine koridorluk yapıyordu bu coğrafya.

Sucul bitkilerin yanı sıra, deltanın kumullarında, günümüzde artık oldukça azalan Kum Zambakları beyaz çiçeklerini tüm güzellikleriyle sergiler.

Delta'nın kuzey bölgesinde yer alan toprak falezlerin üzeri, Doğa Koruma ve Milli Parklar tarafından Türk Koruma Eylem Planı'na alınan endemik Tüylü Çay Çiçeklerine ev sahipliği yapar. Bahar aylarında mor renkleriyle, görenleri cezbeder.

Sadece doğal güzellikler yok tabi. Antik dönemlerde birçok uygarlığın buralarda yaşadığı tarihin sayfalarında yer almakta ve binlerce yıllık insanlık miraslarının günümüze kadar ulaştığı görülmektedir. M.Ö. 499 yılında Perslerle, İon kent devletleri arasında Lade Savaşı, günümüzde Ege'nin sularından uzaklaşmış bir şekilde deltanın ortasında kalmıştır. Bazı kentlerin taraf değiştirmesi sonucu İonların yenilgisiyle sonlanan savaşın sonunda, Miletlilerin bozguna uğraması, Yunan dünyasında öyle bir trajedi olarak algılanmış ki, Atinalı bir oyun yazarının Milet'in Düşüşü adlı dramı sahnelendiği zaman, Atina halkını derin bir yasa büründürmüş. Hatta halkın ağlamaktan perişan olduğunu gören yönetim tarafından oyunun yazarına yüklü bir para ceası verilmiş. Delta'nın kuzeyine hakim küçük bir tepede kurulan Tebai, Samos'la Priene arasında sınır kenti olarak görev yapmış.

Çevresinde Priene, Miletos, Tebai gibi antik kentler kurulan deltanın tam ortasından Ege Bölgesi'nin en büyük nehri Büyük Menderes geçer. Kadim toprakların coğrafyasını değiştiren Büyük Menderes Nehri, bir yandan bereket getirirken, bir yandan da sularıyla taşkınlar yaparak etrafı sular içinde bırakmış, ürünleri ve hayvanları yok etmiş. Bu durumdan büyük zarar gören Miletliler, açlıkla karşı karşıya kalınca, topraklarını sular altında bırakan Nehir Tanrısı Meandros'u dava etmişler. Bugüne kadar hiç görülmeyen bu olay, akıl ve özgür düşüncenin ön plana çıktığı bu uygarlıkta normal karşılanmış. Dava sonucunda Miletliler haklı görülerek, zararların ödenmesi için, Didim Apollon Tapınağı'nda bulunan rahipler tarafından, Tanrı Meandros adına zararların karşılanması kabul edilmiş.

Deltadaki Karina (Dil) Gölünde yöre insanlarının geleneksel şekilde yaptıkları balıkçılık devam ederken, çıkarılan deniz ürünleri, Karina'nın otantik restoranlarında muhteşem manzaralar eşliğind gelen ziyaretçiler tarafından tadılmaktadır.

Begonvil ve sardunyalarla süsleniş otantik taş evleri, Arnavut kaldırımlı yolları olağanüstü doğal peyzajıyla eski adı Domatia olan Eski Doğan Bey, deltanın en güzel görüldüğü yerlerdendir. Önemli Kuş Alanı, Önemli Bitki Alanı, Önemli Memeli Alanı olması dolayısıyla Önemli Doğa Alanı olan Büyük Menderes Deltası, dünyada giderek yaygınlaşan ekoturizm faaliyetlerinin yapılabileceği, Aydın'ın ender yerlerinden biridir. 

(Bahattin Sürücü / Nisan 2020)