• (0256) 813 80 30
  • info@didimturizmdernegi.org
  • Hafta İçi - 09:00 - 20:00 | Pazar Kapalı

BİLİM VE FELSEFENİN DOĞUM YERİ: MİLET

BİLİM VE FELSEFENİN DOĞUM YERİ: MİLET

Milet, Didim sınırları içerisinde hiç düşünmeden ziyaret edilmesi gereken tarihsel kentlerden birisidir. Arkaik dönemden başlayarak günümüze kadar bir çok uygarlığın himayesine giren Milet’i bu denli önemli yapan, hiç kuşkusuz ki büyük bir liman kenti olmasıdır. Günümüzde, Söke Ovası’nın 2000 yıl önce deniz olması ve Bafa Gölü’nün Latmos Körfezi olarak adlandırılması, Milet’in konum olarak ne denli önemli bir noktada olduğunun göstergesidir. Milet’in bu konumu, denizcilikte ilerlemesini ve ekonomik olarak güçlenmesini sağlamıştır.

Aristotales’e göre, felsefe yapacak kişi iki önemli özellik taşımalıdır. Bunlardan ilki “tuzu kuru” olmalı yani ekonomik kaygıya düşmeden kendini sadece düşünceye verebilmeli. İkincisi ise; gerçek bir merak duygusuna sahip olmalıdır. Tarihin ilk filozofu Thales’in ve onun bilgileriyle yetişen Anoksimens ve Anoksimondros’un bilgilere kolay ulaşan ve ekonomik olarak çok güçlü olan Milet’ten çıkarmaları, bu noktada bir tesadüf değildir. Daha sonra Thales ve öğrencilerinin kurduğu “Fizikçiler Okulu” ile, pozitif bilimin temellerini atacak ilk çalışmalarını yapmışlardır. M.Ö. 585 yılında gerçekleştiği kabul edilen Güneş tutulmasının zamanını, gün dönümlerini, piramitlerin boyunu ve Nil Nehri’nin yükselmesinin rüzgara bağlı olduğunu bulmuşlardır. Ayrıca, geometride Thales Teoremi hala geçerliliğini korumaktadır.

Milet’e gittiğinizde sizi ilk karşılayacak olan; bütün ihtişamıyla antik tiyatrodur. M.Ö. 4. Yüzyılda kurulan tiyatro, o dönemde deniz manzarası nedeniyle sanata olan saygının ve romantizmin bir nevi vücut bulmuş halidir. On beş bin kişilik kapasitesi, muhteşem akustiği, numaralandırılmış oturma yerleri, imparator için oluşturulmuş özel bölümü, kulisleri, sahne binası ve 140 metre sahne genişliği ile, bugünkü modern salonların bir çoğundan üst seviyededir.

Günümüze dek ulaşan diğer önemli yapıtlardan birisi ise, Faustina Hamamı’dır. 16. Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un eşi Faustina’ya yaptırdığı hamam, 50 x 80 metre ölçüleriyle, Anadolu’nun en büyük hamamlarından birisidir.

Dört bölümden oluşan hamamda Apoditerium (soyunma kısmı), Frigidarium (soğuk kısım), Caldarium (sıcak kısım) ve Tepiderium (ılık kısım) bulunuyordu. Yine bu bölümlerde Hz. Musa, Aslan ve Maiandros (Nehir Tanrısı) heykelleri bulunmaktaydı. Bu heykeller, günümüzde çeşitli müzelerde sergilenmektedir.

 

MİLETTEKİ BAZI YAPILAR

 Capito Hamamı

 Anıtsal Çeşme (Nymphaion)

 Depo / Tahıl Ambarı

 Delphinion

 Tören Caddesi

  İyonik Stoa

  Stadyum

  Şehir Meclisi (Bouleterion)

  Agoralar

  Athena Tapınağı

  Liman Anıtı